12 11 2010

Yaşamak...

Yaşamak,sadece nefes alıp vermek ya da beslenmek midir ?
Yaşamak yalnızca bedensel olaylardan ibaret değildir.Yaşamanın diğer bir boyutu içimize seslenir,ruhumuzu okşar,kalbimizin içindedir çünkü.Yaşamak;

-Aşık olmaktır.Kalbinin o duygu ile çarpmasıdır.Aşkın kalbini kuşatmasıdır.Küçücük kalbinde 'O'na yer açmaktır,yaşamak.

-Pencereden sokağı izlemektir.İnsanların hayat mücadeleleri karşısında koşuşturmalarını,otobüsün "tıss" sesi eşliğinde,insanların otobüsten inmesini görmektir.Hatta kedi ve köpeğin dalaşını bile izlemektir,yaşamak.Onların ortak yönünü bulmaya çalışmak,kedi ve köpeğin aslında sıkı bir dost olduğuna inanmaktır.


-Sahil kenarında küçük ama yavaş adımlarla,denizin mavi sularının serinliğinde yürüyüş yapmaktır.Deniz suyunun,kayalarla buluştuğu andaki sesi dinleyerek,özgür olduğunu hissetmektir.Ardından uzun uzun bakmaktır ufuk çizgisine.Düz,upuzun bir çizgi.Tıpkı yaşam gibi...

-Simitçiye uğrayıp simit almaktır.Simitçinin yüzündeki mutlu gülümsemenin içinize işlemesidir.Daha sonra vapura binip simit atmaktır martılara..Rüzgara karşı koyan martılar..Tıpkı yaşamın zorluğuna karşı koyan insanlar gibi.Ama hedefi vardır o martıların,yere düşen o simit parçasını yediği an rüzgara karşı koymanın değerini anlar.İşte yaşamak,zorluklar sonucunda ödülünü aldığında duyulan hazdır.


-Yıldızları izlemektir.Bu sonsuz boşlukta,yaşadığın için Tanrı'ya defalarca şükretmektir.Yıldızların parıltısında kendini bulmaktır..O yıldızın ışığının uzaydaki milyonlarca engele meydan okuyarak,gözüne girdiğini anlamaktır.

-Ve en önemlisi yaşamak,sana değer veren birilerinin olduğunu bilmektir..

 

                                                                                                      Göktuğ Kılıç

4
0
0
Yorum Yaz