06 06 2010

Ufak bir kağıt parçasının serüveni...

Kocaman bir sayfaydım bir zamanlar...Koparılmadan önce daha 1 yaşındayım,kağıt fabrikasının o mayhoş kokusu hala üstümdeydi belki de.Diğer sayfalarla buluşup defter oluşturmadan önce pek çok fabrika işleminden geçmiştim ve artık defter olmaya hazırdım..Buluşma vakti gelmişti artık.Diğer sayfalarla buluşup,bir defterciye doğru yola koyulduk.Defterciye vardığımızda diğer defterlerin renkli kapakları arasında adeta büyülenmiştim ve kendi kapağımdan utanmaya başlamıştım.Ben ve diğer sayfalar hepiimiz kapağımızın çok sıradan olduğu kanısındaydık.

Sonunda rafta yerimi aldım..Artık sıradan sayfalar değil,yazılmaya hazır defter olmuştuk.Kapağımız sıradan da olsa,ucuzduk bayağı.Belki bir öğrenci,belki bir iş adamı satın alacaktı bizi.15 gün sonra,tüm umudumuz kesilmişken bir çocuk geldi dükkana.Bize şöyle bir baktı,baktı ve baktı..Belliydi fakir bir aileden olduğu,yanında ancak bizi alacak kadar para vardı.Sonunda bizi aldı ve evine doğru yola koyulduk.Çantasına yerleştirdi bizi,çantasında sadece bir kaç kalem,silgi ve biz vardık.Belli ki okul yolundaydık.Okula doğru yola koyulduk.En büyük hayalim gerçek olacaktı,artık bende defter parçasıydım ve benimde üstüme yazılar yazılabilecekti..

Okula vardığımızda bizi çıkardı,sırasının üstüne koydu.Diğer arkadaşlarının gösterişli defterlerine bakarak hüzünleniyordu belki de.Bizden kimi zaman utanıyordu,kimbilir.Öğretmen geldiğinde herkes ayağa kalktı ve "Günaydın Çocuklar" sesine karşılık "Günaydın Öğretmenim" çığlıkları yükseldi sınıftan.İşte o an gelmişti,artık yazılmaya hazırdım.Defterin ikinci sayfası bendim ve bunun vermiş olduğu heyecanla,ilk sayfanın bir an önce bitmesini bekliyordum.Sabırlı bekleyiş sona erdiğinde,kalbim yerinden çıkacak derecede hızla atıyordu.Kalemle ilk buluşmamız,bana tarifsiz bir zevk verdi.İşe yarayacağımı öğrenmek hoşuma gidiyordu çünkü.Yarımı yazmıştı çocuk.Diğer yarım hala bembeyazdı.Tam bu sırada tenefüs oldu,çocuk bizi çantasına koymadan bahçeye çıktı.Ama olsun,çünkü kimse defterini çantasına koymamıştı.Bu umursamazlık hoşumuza gitmesede,katlanmak zorundaydık.

Birden uzaktan bir yerden sayfa çığlığı yükseldi.O sırada gözlerime inanamadım.Evet,sayfa koparılmıştı ve onun verdiği acıyla çığlık çığlığa bağırıyordu.Ama insanlar bizi duyamıyordu.Ne kadar bağırırsa bağırsın bir önemi yoktu sahibi için.Kopardığı sayfayı katlayarak acısını daha da artırdı.Sonra uçak haline getirip sınıfın öteki yanına savurdu.Yere çakıldığı an çığlıklar kesildi.Bizim defterdeki herkes birbirine korku dolu gözlerle bakıyordu.Koparılan sayfa top haline getirilip çöpe atıldı.Sıra bizde miydi yoksa ? Bizim sahibimiz bize böyle bir şey yapar mıydı ? Daha sonra tanımadığım bir çocuk deftere yaklaştı.Arkadaşı içinufak bir kağıt koparacağını söyledi.O bendim.Beni eliyle tuttuğu gibi tellerimden ayırdı.O anki acıyla bende bağırmaya başladım.Tüm sayfalar bana bakıyor,ama ellerinden bir şey gelmiyordu.Diğer sayfa kadar acı olmadı sonum.Beni nazikçe çöp kutusuna attı.Ama arkadaşlarımdan ayrı kalmak beni deliye çevirmişti.

Sahibim,benim yerimde olmadığımı görünce umursamadı bile.Farketmedi benim yokluğumu.Kağıt olmanın acı sonuyla ancak karşılaşmıştım.Okul dağıldığında okul hizmetlisi geldi ve çöp poşetini sırtladığı gibi götürdü.Poşetin altında ufacık bir yırtık vardı,oradan çıkabilirsem özgürdüm artık.Diğer çöplerin üstüme verdiği ağırlık yüzünden acı çekiyordum.Sonunda yırtığa ulaşmayı başardım ve kendimi olduğu gibi dışarı attım.İğrenç kokuyordum.Hava rüzgarlıydı ve savruluyordum.Sonunda kanalizasyon kapağından içeri doğru süzüldüm.Aşağıda akan iğrenç sulara karıştım ve yol almaya başladım.


Karşıma kimi zaman taşlar çıktı,kimi zaman fareler..Paramparça olmuştum,halsizdim.Sonra beyaz bir ışık çarptı gözüme.Sular oradan dışarıya çıkıyordu sanırsam.Oradan dışarı çıktığımda masmavi suların dibine gömülmeye başladım..Yavaş yavaş karanlık çöküyordu gözüme..Nefesim kesilmeye başladı.Her ne kadar nefes almaya çalışsamda başarılı olamıyordum.Karanlık tamamen gözüme çöktüğünde,bir kağıt parçası daha yokolmuştu...

142
0
0
Yorum Yaz