02 07 2013

Yaşayalım hayatı dolu dolu...

Yaşayalım hayatı dolu dolu... -Bugün buzdolabından Nutella'yı çıkarıp, kaşık kaşık yiyelim.-Unutalım bir günlüğüne Pazartesi diyetlerini. -Ya da sevdiğimiz kişiye açılalım. Neden olmasın ? -Tek başımıza romantik bir filme gidelim. Hatta megolaman olalım bugün ve kendimizi sevelim, sevebildiğimiz kadar. -Evet, bugün karaoke yapalım. -Fotoğraf çekelim hatta. Güzel çıkmayanları silmeyelim. Flaş patlasın sürekli... -Bugün ilk defa omlet yapalım ve ekmeğimizi bana bana yiyelim. -Unutalım bugün Ana Haber Bültenlerini.. -Tüylü yastık bulup, sevdiklerimizle yastık savaşı yapalım mesela. -Trambolin bulup, yükseklere uçalım. -Dert etmeyelim bugün "Facebook"taki beğeni sayımızı. -Ya da dert etmeyelim ektiğimiz çilekleri, karpuzları. Bırakalım çürüsünler. -Huzurevlerini ziyaret edelim. Onların dertlerini paylaşalım bir nebze olsun. -Bugün bir hayvan dükkanından kendimize papağan alıp, ona kelimeler... ...Kaynak : oturgacligoturgec.blogcu.com Devamı

30 08 2011

Yaşayalım hayatı dolu dolu...

  Yaşayalım hayatı dolu dolu... -Bugün buzdolabından Nutella'yı çıkarıp, kaşık kaşık yiyelim.-Unutalım bir günlüğüne Pazartesi diyetlerini. -Ya da sevdiğimiz kişiye açılalım. Neden olmasın ?  -Tek başımıza romantik bir filme gidelim. Hatta megolaman olalım bugün ve kendimizi sevelim, sevebildiğimiz kadar. -Evet, bugün karaoke yapalım. -Fotoğraf çekelim hatta. Güzel çıkmayanları silmeyelim. Flaş patlasın sürekli... -Bugün ilk defa omlet yapalım ve ekmeğimizi bana bana yiyelim. -Unutalım bugün Ana Haber Bültenlerini.. -Tüylü yastık bulup, sevdiklerimizle yastık savaşı yapalım mesela. -Trambolin bulup, yükseklere uçalım. -Dert etmeyelim bugün "Facebook"taki beğeni sayımızı. -Ya da dert etmeyelim ektiğimiz çilekleri, karpuzları. Bırakalım çürüsünler. -Huzurevlerini ziyaret edelim. Onların dertlerini paylaşalım bir nebze olsun. -Bugün bir hayvan dükkanından kendimize papağan alıp, ona kelimeler öğretelim mesela. -Hatta kısa film çekelim. -...ve günün sonunda, oturup Güneş'in bize elveda demesini seyredelim. -Bugün "Yaşayalım hayatı dolu dolu... Bir an bile tereddüt etmeden." ... Devamı

24 06 2011

Hayal ve Mantık

Hayallerin peşinden koşmak mı ? Mantığının peşinden koşmak mı ? Hayallerimiz bizim için dış dünya ile olan bağlantımızdır bir nevi. Onların canlı kalması, ruhumuzun canlı kalması demek ve dolaylı yoldan sosyal ve kültürel yaşantımızın canlı kalması demektir. Hayalsiz insan ruhsuz mudur peki ? Evet ruhsuzdur bana göre. Hiç bir gayesi olmadan yaşamak, sadece nefes almak ve vermek, boş boş bakmak Dünya'ya, ruhsuzluktur. Hayallerimiz olmadan yaşamak, sadece bedenimizin var olmasıdır. Peki hayallere ne derece bağlı kalmak gerekir ? Hayallere sahip olmak, insanlar için son derece önemli bir kavram olsa da, sadece onlara asılmak, sımsıkı onlara yapışmak, hayallerimiz ile bir bütün oluşturan "Gerçek Dünya"nın, yani mantığımızın beslenmemesi demektir. Çünkü "Hayal ve Mantık" ikilisi, birbirinden güç alan ve birbirleri olmadan yapamayan iki varlıktır. Eğer sadece hayallerimize sarılıp, mantığımızı beslemeden yaşarsak, yine ilk paragraftaki duruma dönüyoruz: "Ruhsuz İnsan". Bu upuzun ve sonsuz döngüde, insanların "Mantık ve Hayal" ikilisini eşit miktarda beslemeleri, bu iki kavrama da gerektiği zaman, gerektiği yerde ve gerektiği derecede sarılmalıdır. Peki ya hangisine sarılacağımızı, nereden bileceğiz ? Bu sorunun cevabını, bize "içimiz" söyleyecektir. Nerede ve ne zaman olursa olsun... Hayalsiz ve mantıksız kalmamanız dileğiyle :)... Devamı

12 04 2011

Bir kitap bize neler anlatır ?

Geçen gün Kumral Ada Mavi Tuna adlı kitabı okudum. Bir kitap bize ne verebilir sorusuna en büyük cevaptı bence. Karşılıksız aşkın samimi göstergesi olan bu kitapta, edebiyat öğretmeni Tuna'nın iç savaş esnasında askere alınarak, bunların bir kabus olduğunu üstüne basa basa söylemesi konu alınıyor. Bir yandan da sürekli çocukluk anılarını anlatan Tuna, masumiyet ve savaş arasındaki farkı bize kanıtlamış oluyor. Ada'ya karşı olan karşılıksız aşkıyla tutuşan Tuna, küçüklükten beri tanıştığı Meriç ve abisi Aras ile başından geçirdiği maceraları çok güzel bir şekilde anlatmış. Tuna'nın Ada'ya körü körüne bağlanması yanı sıra, Ada'nın Aras'a aşık olması, ancak Tuna'nın Ada'nın mutluluğu için susması, çektiği acıları yansıtmış bizlere. Kitapta çok yakışıklı, zeki, karizmatik olan ve tüm erkeksi özellikleri gösteren Aras, kırılgan,narin yapıda olan Tuna'yı gölgeliyor. Aşk acı verir... Sürekli bunu vurguluyor Tuna kitapta. Aşk acı verir. Kitabın belki de en sevdiğim yanı, karşılıksız aşkların ne denli acı verdiğini en iyi biçimde tarafsızca yansıtması. İç savaşta bile Ada'yı bir an aklından çıkarmayan Tuna, abisi Aras ve Tuna'ya sahip olma isteği tüm ruhunu kaplayan Meriç, bu hikayenin baş kahramanları. Ada, Aras'ı istiyor ancak Tuna'yı seviyor. Tuna'yı o kadar çok seviyor ki şu laflar dökülüyor ağzından: -"Sen hiç kimsenin olamayacağı kadar çok şeyimsin benim... Yüreğimde sana ayrılan yer herkesinkinden büyük. Yalnızca bir arkadaş, bir kan kardeş, bir sırdaş, bir çok yakın dost değil, bir büyük sevgisin sen... Yanında sonsuz şımarabileceğim ve hala kaybetmekten kormayacağım tek kişi... Yani biraz annem, biraz babam,... Devamı

12 04 2011

Aşıkların balkon sefası.

Aşıkların balkon sefası. |  görsel 1

İki aşığın (umarım aşıklardır :)) balkon sefasını makinemle ölümsüzleştirdim. Ne zaman isterseler gelip alabilirler benden :). Devamı