24 06 2011

Hayal ve Mantık

Hayallerin peşinden koşmak mı ? Mantığının peşinden koşmak mı ?

Hayallerimiz bizim için dış dünya ile olan bağlantımızdır bir nevi. Onların canlı kalması, ruhumuzun canlı kalması demek ve dolaylı yoldan sosyal ve kültürel yaşantımızın canlı kalması demektir. Hayalsiz insan ruhsuz mudur peki ? Evet ruhsuzdur bana göre. Hiç bir gayesi olmadan yaşamak, sadece nefes almak ve vermek, boş boş bakmak Dünya'ya, ruhsuzluktur. Hayallerimiz olmadan yaşamak, sadece bedenimizin var olmasıdır.

Peki hayallere ne derece bağlı kalmak gerekir ?

Hayallere sahip olmak, insanlar için son derece önemli bir kavram olsa da, sadece onlara asılmak, sımsıkı onlara yapışmak, hayallerimiz ile bir bütün oluşturan "Gerçek Dünya"nın, yani mantığımızın beslenmemesi demektir. Çünkü "Hayal ve Mantık" ikilisi, birbirinden güç alan ve birbirleri olmadan yapamayan iki varlıktır. Eğer sadece hayallerimize sarılıp, mantığımızı beslemeden yaşarsak, yine ilk paragraftaki duruma dönüyoruz: "Ruhsuz İnsan".

Bu upuzun ve sonsuz döngüde, insanların "Mantık ve Hayal" ikilisini eşit miktarda beslemeleri, bu iki kavrama da gerektiği zaman, gerektiği yerde ve gerektiği derecede sarılmalıdır.

Peki ya hangisine sarılacağımızı, nereden bileceğiz ?

Bu sorunun cevabını, bize "içimiz" söyleyecektir. Nerede ve ne zaman olursa olsun...

Hayalsiz ve mantıksız kalmamanız dileğiyle :)...

35
0
0
Yorum Yaz